Jeolojik ve kültürel geçmişi Kapadokya’nın bütünü ile ayrılmaz. Bölgenin genelinde medeniyetlerini yaşatmış olan Luvi, Hitit, Frgiyalılar, Roma ve Bizans gibi uygarlıklar Uçhisar’da da iz bırakmışlardır. Selçuklu, Beylikler ve Osmanlı döneminde merkezi konumu itibari ile korunma ve savunma üssü olarak kullanılmıştır.
Kermil Vadisi, Güvercinlik Vadisi, Karankemer Vadisi, Bağlıdere Vadisi çevresindeki vadilerdir. Uçhisar ve Göreme arasında 4 kilometre boyunca uzanan Güvercinlik Vadisi bölgenin en bilindik vadilerindendir. Adını vadide yapılmış olan yoğun güvercin yetiştiriciliğinden almıştır. Kapadokya’nın çoğu yerinde görüldüğü gibi burada da kayalara oyulmuş halde güvercinlikler görülür. Peribacalarının yüzeylerinde küçük, sıralı delikler halindedirler. Bu deliklerin ardında çok geniş sayılmayacak mekânlar vardır. Bu mekânlara insanların geçmesini sağlayan genellikle küçük bir kapı geçişi görülür. Bölgede güvercinler eskiden beri önemlidir. Güvercin gübresi tarımsal alanlarda ürün verimi ve kalitesini artırmak için kullanılır.
Uçhisar Kalesi, Tığraz Kalesi, Kara Kale, çeşmeler, bezirhaneler, tarihi dink önemli birimleridir.

Uçhisar Kalesi Gece Manzarası
Uçhisar Kalesinden sonra kasaba sınırları içerisinde yer alan ikinci büyük kaledir. Tepe ilk kat girişini Güvercinlik Vadisi’nden alır. Buradan itibaren yukarıya doğru 7 kat sayılmaktadır. Yamaca yaslanmış halde oluşturulmuş olan kale bir yaşam alanı ve yer altı sığınağı niteliğindedir. İçerisinde oda, depo, tünel, mahzen gibi birimler barındırır.
Kasabada ilk yerleşim alanları Uçhisar Kalesi eteklerinde kurulmuştur. Burada bezirhaneler bulunurdu. Halk bu mekânlarda ısınmak için kullandığı bezir adında bir yağ elde ederdi. Bezir; keten tohumundan çıkarılan, çabuk kurur bir yağdır. Kendir ve haşhaş gibi çabuk kuruyan yağlardan elde edilen bezirler de vardır. Günümüzde burada yer alan bezirhaneler arasından az sayıda kalmıştır.