Soğanlı Vadisi, Kayseri’nin Yeşilhisar ilçesine bağlı Soğanlı köyünü içine alır. Kapadokya bölgesinin güney bölümünde yer almaktadır. Antik dönemlerde Soandos olarak anılırdı. Kapadokya’daki diğer vadilere göre farklı bir coğrafi yapı sergiler. Hayli yüksek, tepesi küt dağ dizileri ile çevrelenmiş haldedir. Bu dağlar bir yüksekliğe kadar yamaç halinde uzanır, ardından masa gibi üzeri düz şekilde yükselir.
Nispeten küçük, koni tipli kimi peribacaları ağaçsız dağ eteklerine birer birer serpiştirilmiş gibidir. Büyük kütleli ve kat kat oyulmuş halde kale izlenimi veren ve gene oldukça uzun halde, dağ yamacında sıralanmış peribacaları görülür. Dağ yamacında ve tepelerindeki düzlük alana mağara ve güvercinlikler oyulmuştur. Kayalık alanlarla iç içe, yöresel tarzda inşa edilmiş eski konutlar bulunmakta, bu günkü yöre halkı kaya ve taş konutlardan oluşan alanda hayatlarını sürdürmektedir.

Soğanlı’da bulunan yol kenarındaki güvercinlikler | Foto: Mustafa Taşkın
Peribacalarının içerisine oyularak oluşturulmuş birimler güvercinlik, yaşam alanı, kilise ve manastır olarak kullanılmakta idi. Çok yüksek noktalarda dahi yaşam izleri barındıran Soğanlı Vadisi’nde bilinen tarihin başlangıcı 4.yüzyılı işaret eder. Bu tarihten itibaren iskân almıştır. Ancak vadideki yaşamın Kapadokya’nın genelinde olduğu gibi çok daha eskilere dayandığı sanılır. Nitekim, bölgedeki birçok noktada yapılan çalışmalar Neolitik döneme ait izler barındırmaktadır. Kapadokya’da insanlığın avcı-toplayıcı olarak yaşadığı dönemlere ait izler bulunmaz. Sebebi, yaşam alanı olarak kullanılan mekânların bir sonraki gelenler tarafından genişletilerek kullanılması neticesinde önceki yaşam izlerinin silinmesi ile açıklanır.
Vadide çok sayıda kilise olmasına karşın bunların çoğu tahrip edilmiştir. Vadide bulunan kiliseler arasında Karabaş Kilise, Aziz Barbara (Tahtalı) Kilisesi, Yılanlı Kilise, Kubbeli Kilise, Saklı Kilise, Ballık Kilise, çok yıkılmış halde de olsa Geyikli Kilise öne çıkar.
Karabaş Kilise

Soğanlı – Karabaş Kilisesi | Foto: Mustafa Taşkın
Roma Dönemi’nin karakteristik özelliklerini taşıyan kilise 6.yüzyılda inşa edilmiştir. Tek nefli ve tek apsislidir. Duvar resimleri açısından vadide bulunan kiliseler arasında önem teşkil eder. Duvarlarında Doğum, İsa’nın tapınakta kutsanması, Deesis, Müjde, İsa çarmıhta, İsa’nın göğe yükselmesi, Başkalaşım sahneleri, 12 havari ve azizlerin tasvirleri yer alır. Resimler 11.yüzyıla aittir.
Yılanlı Kilise

Soğanlı – Yılanlı Kilise | Foto: Mustafa Taşkın
Kilise tek sütunla iki ayrı bölüme ayrılmıştır. Yontma taş ile inşa edilip sonradan yıkılmış olan bir bölmesi daha var idi. Soldaki bölümde pek duvar resmine rastlanmaz. At üzerinde bulunan Saint Jean yılana ve kurtlara saldırır halde sahnelenmiştir. Bunun dışında duvarlarda karşılıklı harp nizamı almış mızraklı askerler, İsa ve azizler betimlenmiştir.
Kubbeli Kilise

Soğanlı – Kubbeli Kilise | Foto: Mustafa Taşkın
Büyükçe bir kaya kütlesinin içine oyularak oluşturulmuştur. Tonoz ve kubbe gibi üst örtüleri ve birimlerinin farklılığı açısından üstün bir mimari bakışı temsil eder. Kubbe kısmı hem içeriden hem dışarıdan şekillendirilmiştir. Bu durum kilisenin ayırıcı özelliğidir. Son halini 14.yüzyılda almış olan kilise üç nefli ve üç apsislidir.
Duvar resimleri arasında Peygamberin görünümü, Deesis, Müjede, Doğum, Elizabeth’in takip edilişi, Yahya ve İsa, İsa ve Zekeriya, Vaftiz, Elizabeth’in bakireliğinin ispatı, Zekeriya’nın öldürülmesi, Şarap mucizesi gibi sahneler yer alır.







